ASELSAN, 2026’nın ilk çeyreğinde hasılatını artırarak 34,3 milyar TL’ye çıkardı. İhracat sözleşmelerinde artış yaşayan şirket, 20,7 milyar dolarlık bakiye siparişe ulaştı.
Finansal Tabloda Disiplinli Büyüme Dönemi
ASELSAN, 2024 yılında başlattığı aselsaneXt programının pozitif etkilerini 2026 yılında çok daha net bir şekilde hissediyor. Şirketin operasyonel karlılığını gösteren en önemli kriterlerden biri olan FAVÖK marjı, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre 260 baz puan yükselerek %25,2 seviyesine ulaştı. Bu artış, şirketin sadece daha fazla iş yapmadığını, aynı zamanda yaptığı işi daha verimli ve karlı hale getirdiğini gösteriyor.
Finansal yönetim tarafında dikkat çeken bir diğer nokta ise borçluluk oranlarındaki keskin düşüş oluyor. Net Borç/FAVÖK oranı 0,60 seviyesinden 0,41’e gerileyerek şirketin mali yapısının ne kadar dirençli olduğunu kanıtlıyor. Dünyadaki benzer ölçekli savunma devleri olan Lockheed Martin veya Raytheon gibi şirketlerin borç yükleri ve operasyonel maliyetleri göz önüne alındığında, ASELSAN’ın bu borçsuzluk ve nakit akışı yönetimi küresel standartların üzerinde bir başarı sergiliyor.
İhracatta Tarihi Eşik: 629 Milyon Dolar
2026 yılının ilk çeyreği, ASELSAN için tam anlamıyla bir “ihracat baharı” niteliği taşıyor. İmzalanan yeni ihracat sözleşmeleri 629 milyon dolara ulaştı. Bu rakam, şirketin toplam yeni sözleşmelerinin yarısını oluşturuyor. İhracat başarısında öne çıkan sistemler ise oldukça kritik:
Hava Savunma Sistemleri: Bölgesel çatışmaların artmasıyla birlikte ÇELİKKUBBE gibi sistemlerin bileşenlerine olan talep arttı.
İnsansız Deniz Araçları: Faydalı yükler ve haberleşme sistemleri uluslararası pazarda kendine geniş yer buluyor.
Aviyonik ve Elektro-Optik: Hava platformları için geliştirilen yerli sistemler artık dünya devleriyle yarışıyor.

Yerli rakiplerinden Baykar‘ın insansız hava araçlarındaki ihracat başarısını, ASELSAN bu platformların “aklı ve gözü” olan alt sistemlerle destekleyerek ekosistemi büyütüyor. Öte yandan, uluslararası arenadaki rakipleri olan Thales ve Leonardo gibi Avrupalı devlerin hakim olduğu pazarlara giriş yapılması, Türk savunma sanayiinin geldiği noktayı özetliyor.
Dev Yatırım: Oğulbey Teknoloji Üssü
ASELSAN, kapasite artışı için kesenin ağzını açmış durumda. Seri üretime yönelik yatırımlar bir önceki yıla göre %261 artarak 137 milyon dolara çıktı. Bu yatırımların merkezinde ise Cumhuriyet tarihinin en büyük savunma yatırımlarından biri olan Oğulbey Teknoloji Üssü yer alıyor. 2026 yılının ikinci yarısında ilk fazı devreye girecek olan bu tesis, özellikle hava savunma sistemleri ve radar teknolojilerinde üretim hızını ikiye katlamayı hedefliyor.
Şirket sadece fiziksel tesis değil, aynı zamanda beyin gücüne de yatırım yapıyor. AR-GE harcamaları 357 milyon dolara ulaşırken, çalışan sayısı son bir yılda 3 binden fazla artış gösterdi. Bu durum, nitelikli mühendis istihdamı konusunda ASELSAN’ın lokomotif rolünü pekiştiriyor.
Küresel Standartları Belirleyen Aktör
ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, yaptığı değerlendirmede şirketin sadece teknoloji üreten değil, “teknoloji standardı belirleyen” bir yapıya dönüştüğünü vurguluyor. NATO Genel Sekreteri’nin kurumu ziyareti, bu stratejik önemin uluslararası tescili niteliğinde görülüyor. Şirket, önümüzdeki hafta gerçekleşecek olan SAHA İstanbul fuarında üç yeni ürünün dünya lansmanını yapmaya hazırlanıyor. Bu lansmanların, yapay zeka destekli kent güvenliği ve modern harp sahasına yönelik yenilikçi çözümler içermesi bekleniyor.
ASELSAN’ın 2026 yılı ilk çeyrek karnesi, hem finansal sağlamlık hem de teknolojik derinlik açısından şirketin küresel bir marka olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini gösteriyor. Borsa İstanbul’un en değerli şirketi unvanını koruyan kurum, artan bakiye siparişleriyle önümüzdeki yılların büyüme garantisini de şimdiden cebine koymuş durumda.






